M
Makale

…YAŞINDAYIM

Mehmet Halıcı

Mehmet Halıcı

31 Mayıs 2022, Salı | 4 dk.

Robotumuz Aida sizin için okusun?

Bir yaşındayım hiç unutmam eşek gibi aşığım ana sütüne. Umurumda değil dünya takılıyorum öyle gelişine, gevşetircesine, geviş getirircesine. Meme, battaniye, patik üçgeninde geçiyor gidiyor zaman öylesine. Acayip mutluyum. Diş çıktı çıkacak. Ağzımın içi ağrıyor az biraz ama hayattan da umutluyum ki emekliyorum. Üç yaşındayım ilk yürüyüşümü atıyorum halının üstünde sanırsın Neil Armstrong’um.
Bir havaya girmeler, bir şaklabanlıklar falan derken ilk vazomu kırıyorum. Öyle mahcubiyet duyduğum da yok sadece o çok güzel vazo kırılınca niye parçalandı diye ağlıyorum. Elime verilen tetrisle atıyorum tüm sinirimi kendime geliyorum. Vazo gitti hayat devam ediyor, gidenin de gönlü hoş olsun gelenin de diyorum içimden. İç geçiriyorum dışımdan. Sek içiyorum sütümden. Anne diyorum ilk defa
canım anama bir sarhoş edasıyla. Unutturuyorum vazo olayını dil çabukluğuyla. Yedi yaşındayım. Karnım ağrıyor. El alemin çocuklarını ilk defa görüyorum okul yollarında. Üstümde mavi önlük,
sırtımda bez bir çanta. Aklımda oturma odasında yarım bıraktığım Richie Rich, giriyorum sınıfa. Az ağlıyorum, biraz gülüyorum, çok bariz benim burada ne işim var diyorum. Alfabenin içinden
geçiyorum. Ali ata bakıyor. Emel ip atlıyor. Oya top tutuyor. Sanki herkesin görevi belli, ben de yoluma devam ediyorum. On iki yaşındayım. Deli gibi top koşturuyorum boş bir arsada. Kimi zaman
Totti oluyorum beri zaman Zannetti. Aşığım İtalyan futboluna. Düşe kalka bitiriyorum maçı. Koşarak sesleniyorum anneme camdan aşağı su salmasını, bir akşam ezanında. Geceleri uyku tutmuyor. Sınav
stresi aldı başını gidiyor. Kaşınıyorum. Küçük Prens’le tanışıyorum. Kaşıntım geçiyor, merakım başlıyor. Jules Verne’le aya yolculuk yapıyoruz kafamız bir milyon. Seksen günde deviriyoruz alemi zihnimin içinde kokuyor anason. On yedi yaşındayım. İlk defa görüyorum o kızı, bir lise merasiminde.
Kız bana gülümsüyor. Piyango bileti oluyorum. Kendi kendime çıkıyorum. İlk defa aşkla bakıyor gözlerim. İlk sigaramı tüttürüyorum. Freud haklı. Tütünü bıraktığım anda öpülüyor dudaklarım. Acayip avareyim, gündüzleri med geceleri cezirim. İlk rakımı bile içtim. Güneşe tükürüyorum gizlice. On yedi
ilklerin yılıdır. Yaşar Kemal, çın çın ötüyor yüreğimin kökünde. Yirmi bir yaşındayım. Hiç bitmeyecek gibi üniversite. Sağa sola dikleniyorum. Orhan Veli’nin para kazanmasını öğrendiği yaşlarda ben büte
kalıyorum. Aylakça geziyorum. Kör mangıra yaramıyorum. Ağustos çok sıcak. Kuşlar çıplak. Gözlerim çırılçıplak. Yeşilçam’a başlıyorum. Gündüz sudan çıkmıyorum, gece Şekerpare izliyorum. Yeşilçam
gibiyim. Yerine göre aylak, saatine göre madrabaz, yılına göre devrimciyim. Bir eylül akşamında Lord Byron şiiri okuyorum. Ben de hayatı sarımsı yapraklara benzetiyorum. Sabahına Tuncel Kurtiz’e veda
ediyorum. Yirmi beş yaşındayım. Yaşadıkça tökezliyorum. Tökezledikçe öğreniyorum. İnsan hayatı genelde yirmi beş yaşından sonra mahvolur diyor Bukowski. “Come on Charles. Don’t try.” diyorum.
Ekonomimin bozulduğunu muhallebi yapmanın sınıfsal bir ayrım olmasıyla anlıyorum. Bankalarla tanışıyorum. Dünya kendi ekseni etrafında döndükçe ben de işten eve dönüyorum. Geçmiş günlerden kalanlar aklımda, tuzla gem vurur gibi yarama. Erkin Koray’dan “Razıyım” dinliyorum. Yirmi yedi yaşındayım. Günlerin çarmıhına gerilmiş İsa gibiyim. Herkes filtreli. Aynalar şaşkın. Her duygu bir emoji. Kelimeler yetim. Cümleler yorgun. Kuşlar ölüyor. Ben uçuşu hatırlıyorum. Sait Faik’le aramdaki farkları biliyorum. Pandemiyle içli dışlıyım. Dünya bir hapishane. Her ev bir kodes. Kurt Cobain, Jim Morrison, Amy Winehouse dinliyorum. 27’ler kulübünü selamlıyorum. Zaman sessiz bir testere. Her geçen gün daha hızlı çalışıyor. Dünya dönme bir dolap. Durmadan dönüyor…

Mehmet Halıcı

Deneme Yazarı / Kendimi Denemeler ve Kara Kedi

mail: mehmethalici36@gmail.com

Başa Dön